AHİLİK KÜLTÜR VE GELENEĞİNİN MUTFAK SANATLARI MESLEĞİNDE BİLİNİRLİĞİ

PDF FORMAT İÇİN LÜTFEN EN ALTA GİDİNİZ

Dosya Numarası:0001

Rapor Numarası: 1071-1453-1921-1922-26-30-2011-D1

Yayınlanma Tarihi: 22 EYLÜL 2021

Konu: AHİLİK KÜLTÜR VE GELENEĞİNİN MUTFAK SANATLARI MESLEĞİNDE BİLİNİRLİĞİ-TANINIRLIĞI VE UYGULANMASIYLA İLGİLİ DEĞERLENDİRME

Çalışma / Rapor Sahibi:  WTCA(Dünya Türk Mutfağı Akademisi) - TMDH(Türk Mutfağı Diriliş Hareketi) - ( www.worldturkishcuisine.com )

Tarihimizde Bugün: İslam dünyasının tek bir çatı altında toplanmasını sağlayan ve tarihimizde dönüm noktaları olarak nitelendirilen olaylara imza atan Yavuz Sultan Selim Han 22 Eylül 1520’de vefat etti.

Yavuz_Sultan_Selim_1520-2021.jpg

Arşiv Haber Bağlantısı: Ulaşmak için Buraya Tıklayınız

Yasal Uyarı: Eser sahibinin izini olmaksızın sitemiz üzerindeki tüm içeriklerin tamamının veya bir kısmının kötü niyetli kişilerce herhangi bir şekilde çıkar elde etme amaçlı olarak kullanımı uluslararası yasalar çerçevesinde suç teşkil etmektedir. Sitemizde yer alan tüm içeriklerin ve projelerin yasal telif hakları ilgili kanunlar çerçevesinde kurumumuza aittir. Yasalar çerçevesinde yüz kızartıcı suçlar arasında bulunan fikir ve sanat eseri hırsızlığı gibi konularda suç teşkil edecek bir eylemde bulunmadan önce lütfen bu konular ile ilgili olarak yasal uyarılar kısmını ve bulunduğunuz ülkelerde geçerli olan ilgili konudaki uluslararası yasaları titizlikle okuyunuz.

 

wtca_duyuru_bu.jpg

RAPOR

T.M. Türk mutfağı anayasasının 14.maddesi ve bu maddeyi takip eden fıkralarda Türk aşçılarının ve aşçılık mesleğinin en önemli gelenekleri arasında yer alan ahilik kültürü anlayışı ile bu kültürün kadim değerlerine bağlılık hakkında bazı önemli işlevsel konulara değinilmiştir.

Uzun yıllardan beri esnaf ve zanaatkarlarımızın farklı meslek dallarıyla ilgili olarak da ahilik geleneklerine nasıl yabancılaştığı elbette önemli bir konudur. Kendi içinde farklı meslek dallarında da ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini düşündüğümüz bu hususlarla ilgili olarak akademimizin oluşturduğu bu rapor sadece kendi yetki alanıyla ilgili olarak aşçılık ve mutfak sanatları mesleğini ele alacaktır.

Bu rapor oluşturulurken konuyla ilgili olabilecek olan tüm araştırmalar yapılmış ve dünya genelindeki tüm veriler değerlendirilmiştir. Dünya genelinde Türk aşçılarının ve aşçılık mesleğini yaparak ulusal mutfağımızı temsil ettiklerini söyleyen gerçek kişilerle birlikte tüzel kişiliklerin ahilik geleneğini yaşatabilmek konusunda neredeyse hiç çaba göstermedikleri hususuyla ilgili olarak somut verilerle ulaşılmıştır. Bu somut veriler içerisinde yer alan kayıtlı görsellerin yanı sıra gerçek kişilerin gözlem ve şahitliğinde elde edilen kayıtlı bilgiler de bulunmaktadır. Araştırmalarda elde edilen bazı görsel ve yazılı veriler konuyla ilgili önemli hususların tüm boyutlarını açık şekilde kanıtlamaktadır.

Eldeki tüm somut veriler ışığında kurumumuzun görevlileri tarafından yapılan analizlerde aşağıda yer verilen kesin sonuçlara varılmıştır.

ANALİZLER VE SONUÇLAR

  1. Mesleğimizle ilgili olarak ahilik geleneği hakkında hiç bilgisi olmayan kişi sayısı sektörümüzde oldukça fazladır.
  2. Ahilik geleneği hakkında yüzeysel ya da detaylı bilgi sahibi olmalarına rağmen ve bu konuda duyarlıymış gibi fikirler belirtmelerine rağmen; bazı bilinen çevrelerin ahilik geleneklerine ulusal mutfak kültürümüzü yozlaştırmak pahasına kesinlikle riayet etmedikleri gözlemlenmiştir. Bu kesimler T.M. Türk mutfağı anayasasının 11.maddesinin 2. fıkrasındaki hususlara aykırı şekilde hareket etmektedirler. Bu gruplar abartıya dayalı özenti bir anlayış ile farklı cemiyetlere mahsus olan birtakım nesneleri, simgeleri veya sembolleri kullanarak kadim kültürel geleneklerimize tamamen aykırı şekilde gelecek kuşaklarımıza olumsuz örnek teşkil etmektedirler.
  3. Ahilik geleneği hakkında bilgi sahibi olmalarına rağmen bu geleneğin şartlarını kendi menfaatleri için asla yerine getirmeyen, ancak ahilik geleneğine riayet ediyormuş gibi gözükenler bulunmaktadır. Bu çevreler ahilik kültür geleneklerinde asla yeri bulunmayan olumsuz örnek teşkil eden özentice hareketleri sergileyerek mesleğimizde olması gereken gerçek ahilik anlayışını da bazı söylemlerin ardına saklanarak yozlaştırmaktadırlar.
  4. Ahilik kültür ve geleneğinde liyakate dayalı olması gereken önemli hususları dini inançları kullanarak kendi ikbal ve çıkarlarına göre istismar edenler bulunmaktadır.
  5. Ahilik geleneği ile beraber liyakat unsuruna da gerektiği gibi riayet ederek Türk aşçıları ile beraber mutfak sanatları mesleğini esnaf olarak sürdüren işletmelerin tüm dünya genelinde oldukça sınırlı sayıda kaldığı sonucuna varılmıştır.
  6. Dünya genelinde yapılan çalışmalarda ulusal mutfağımızı temsil ettiklerini söyleyen tüm tüzel kişiliklerin ve bazı istisnalar dışında Türk aşçılarının önemli çoğunluğunun ahilik kültürünün geleneklerine tamamen yabancı olduğu sonucuna varılmıştır.
  7. Eldeki somut veriler ışığında ulusal mutfağımızı temsil ettikleri iddiaları ile ön plana çıkan tüm tüzel kişiliklerin aslında kendi gelenekleri ve kültürel değerleri hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığı görsel ve yazılı kanıtlara dayalı şahitlerin gözlemleriyle belirlenmiştir.
  8. Kendi kültürel değerlerini bir kenara atarak yine kendi kadim değerlerine oldukça yabancı kaldığı anlaşılan Türk aşçılık mesleği ile ilgili yurt içinde ve yurt dışında bulunan tüzel kişilikleri yönlendiren gerçek kişilerin büyük çoğunluğunun yabancı mutfak kültürlerinin geleneklerini benimsedikleri anlaşılmıştır.
  9. Yine aynı çevrelerin yabancı mutfakların efsane şeflerine olan bağlılıklarının üst düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Türk mutfağını temsil ettikleri iddiaları ile yurt içinde ön plana çıkartılan tüzel kişiliklerin, yabancı mutfak kültürlerinin efsane şeflerini kendi ulusal mutfağımızın efsane şeflerinden çok daha fazla benimsedikleri sonucuna eldeki somut veriler ışığında kesin olarak varılmıştır.
  10. Kendilerinden meslek öğrendikleri usta şeflerine veya ulusal mutfağımızın şanlı tarihinde Türk mutfağına önemli katkılar sağlayarak vizyon katmış olan kendi efsane şeflerimize karşı ahde vefa konularında toplum önündeyken belirli bir süre duyarlıymış gibi davranmış olan tüm çevrelerin asıl amaçlarının kendi değerlerimizi kasıtlı olarak karartmaya hatta kendi değerlerimizi zaman içerisinde silmeye çalıştığı sonucuna kesin olarak delilleriyle birlikte varılmıştır.
  11. Asıl ahde vefayı kendilerini yetiştirmiş olan usta şeflerine göstermesi gerekenlerin ve yine asıl ahde vefayı Türk mutfağına önemli katkılarla beraber vizyon katmış olan kendi efsane şeflerimize göstermesi gerekenlerin; bunlardan ziyade daha çok yabancı mutfakların efsane şeflerine rağbet etmiş olarak anlamsız-mantıksız bir ahde vefayı yabancı mutfak kültürlerini temsil etmiş olan şeflere gösterdikleri kesin olarak delilleriyle anlaşılmıştır. Bu anlamda yabancı mutfakların efsane şeflerini her yıl onların ölüm yıl dönümlerinde veya belirli zamanlarda hatırlayanların; kendilerine emek vererek mesleğimizde yetiştirenlere hiç göstermedikleri vefayı yabancı hayranlığı ve özentiliği içinde söz konusu yabancı mutfak kültürlerini temsil eden şeflere gösterdikleri sonucuna kesin olarak varılmıştır.  
  12. Yurt içinde bulunan aşçılık örgütlenmelerinin ve bunları yönlendirenlerin kendi aralarındaki kısır çekişmelerinin ulusal mutfağımıza her anlamda büyük zararlar verdiği sonucuna somut delillere dayanan detaylı analizlerle varılmıştır. Yine ilgili aşçılık örgütlenmelerinin uzun yıllardan beri mutfak kültürümüzü temsil etmekten ziyade, Türk mutfağını yabancı mutfak kültürlerinin etkisinde bırakarak yozlaştırdıkları sonucuna eldeki somut veriler ışığında kesin olarak varılmıştır.
  13. Yukarıda belirtilenlerin aksine kendi kadim kültürel değerlerimizle beraber Türk mutfağının tüm dünyadaki menfaatlerine göre çalışarak kendi efsane usta şeflerimize sahip çıkanların ise yurt içindeki aşçılık örgütlenmeleri başta olmak üzere dünya genelindeki birtakım kişiler ve lobiler tarafından ilgili çevrelerin deyimi ile “Piyasadan Silindiği” sonucuna tüm delilleriyle beraber varılmıştır.

Elde edilen somut veriler ışığında yukarıda yer alan analizler ile birlikte tüm ilgili sonuçların Türk mutfağının lehine değiştirilebilmesi adına önerilebilecek olan bazı çözüm önerileri şunlardır.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

  1. Mesleğimizde ahilik geleneğine uygun şekilde liyakat sahibi insanların sayılarının artırılması gerekmektedir.
  2. Türk aşçılarına ve mutfak sanatları mesleğini ilgilendiren işletmelerin sahiplerine ahilik geleneğinin özüyle birlikte liyakat esasının önemi benimsetilmelidir. Ahilik geleneğinde bir meslekte usta olunması için izlenmesi ve uyulması gereken tüm kaidelerin liyakat sistemini oluşturan esaslardan asla farkı yoktur. Bu manada liyakat esasına uymayanların meslekte usta veya şef olarak bazı lobi faaliyetleri ile öne çıkarılmasına karşı mesleğimizdeki liyakat sahibi insanlar tarafından oluşturulacak olan çalışmalar ile karşı çıkılmalıdır.
  3. Yukarıda yer alan analizler ve sonuçlar bölümünün 2. kısmında değinilen konuyla ilgili olarak: T.M. Türk mutfağı anayasasının 11.maddesinin 2. fıkrasındaki hususlara aykırı şekilde hareket edenlerle ilgili en uygun zamanda bir karar alınmalıdır. En uygun zaman seçilerek alınacak olan karar veya kararlar yine en uygun zaman seçilerek önce kamuoyu nezdinde tüm aşçılarımıza bildirilmeli ve sonrasında tüm dünyaya alınan karar ilan edilmelidir.
  4. Liyakat sahibi insanlarımıza karşı yürütülen tüm lobi faaliyetlerinin etkisiz bırakılması için çalışmalar yapılmalı ve tüm ilgili çalışmalar caydırıcı, etkili tedbirler ile desteklenmelidir.
  5. Ulusal mutfağımızı temsil ettikleri söylenen gerçek kişilerin veya tüzel kişiliklerin samimiyetle Türk mutfağının lehine olacak şekilde net bir iyileşme göstermeleri temininin imkânsız derecesinde zor olduğu anlaşılmaktadır. Bunun temininin imkânsız derecesinde zor olmasının en başında ilgili çevreleri yönetenlerin kişisel hırsları yer almaktadır. Bu çevreler Türk mutfağının menfaatlerinden ziyade sadece benlik iddialarıyla beraber kendi gruplarının kişisel çıkarlarını gözetmektedirler. Tüm bu sebeplerle de ilgili olarak bahsi edilen çevrelerin içinde bulundukları yozlaştırıcı tutumlarına karşı kamuoyunu bilgilendirici çalışmalar yürütülmeli ve ulusal mutfağımızın çıkarlarına uygun birtakım tedbirler alınmalıdır.
  6. Kurumlarımız aşçılık camiası içerisinde sadece ahilik kültür ve geleneğine uygun olan liyakat sahibi insanlarla iş birliği yapmalıdır.
  7. Kurumlarımız kendi kadim kültürel değerlerimizin ve Türk mutfağının istikbali için popülerlik adına yapılan tüm girişimlerden uzak durmaya yüksek özen göstermelidir. Bu manada kadim kültürel değerlerimizle uygunluk göstermeyenlerce yapılan veya gelecekte yapılabilecek olan tüm teklifler gereken şartları taşımadıkları müddetçe her zaman reddedilmelidir.
  8. Toplum kendi kahramanlarımızla ilgili, Türk mutfağının efsane şefleri ile ilgili bilgilendirilmelidir. Mesleğimizi yaparak Türk mutfağını temsil edecek olanlara kendi değerlerimiz öğretilmeli ve yabancı mutfak kültürlerinin yetiştirdiği şefleri her yıl ya da belirli zamanlar anmaları yerine kendi değerlerimizi anıp hatırlamaları sağlanmalıdır.
  9. Yurt içerisinde sektörün mutlak sahibi oldukları iddialarıyla öne çıkan ve ulusal mutfağımızı temsil ettiklerini iddia ederek Türk mutfağı ile beraber kültürel değerlerimizi yıllardır yozlaştıran aşçılık camiasının içerisindeki meşru görünümlü hukuksuz örgütlenmelerin iç yüzleri ve gayrimeşru faaliyetleri topluma anlatılmalıdır. İnsanlarımızın bu çevreler hakkında gerçek bilgileri edinebilmeleri sağlanmalıdır. Bu anlamda da Türk aşçıları açısından her konuda ders niteliği taşıyacak olan eserlerin gelecek kuşaklarımıza miras olarak bırakılması için gerekli tüm çalışmalar peyderpey oluşturulmalıdır.

Saygılarımızla Onayınız için Bilgilerinize Arz Olunur

DÜNYA TÜRK MUTFAĞI AKADEMİSİ

ONAYLAYAN

Tolgahan Gülyiyen

Dünya Türk Mutfağı Akademisi Kurucu Başkanı

seal_of_wtca.png

 

 

 

logologo3wtca1logo tolgahanzg logo


Kıbrıs Girne Tüp Bebek