TMDH Medya Özel Ödülü

TMDH MEDYA ÖZEL ÖDÜLÜ
Amaç, Etik İlkeler ve Değerlendirme Ölçütleri
Türk Mutfağı Hareketi (TMDH) | Kurumsal Ödül Politikası
TMDH Medya Özel Ödülü nedir?
TMDH Medya Özel Ödülü; Türk mutfak kültürünün, aşçılık mesleğinin, mesleki bilgi birikiminin ve kültürel mirasın doğru, hakkaniyetli ve kamu yararını gözeten bir gazetecilik anlayışıyla ele alınmasına nitelikli katkı sağlayan medya kuruluşları ile medya mensuplarını değerlendirmek amacıyla oluşturulmuş özel bir kurumsal ödüldür.
Ödül; Türkiye'de veya yurt dışında faaliyet gösteren gazete, dergi, televizyon, haber ajansı, radyo, internet haber sitesi, dijital yayın platformu ve diğer gazetecilik kuruluşlarının yanı sıra gazeteci, yazar, muhabir, editör, araştırmacı, belgeselci, sunucu ve ilgili yayın çalışmalarından sorumlu gerçek kişilere verilebilir.
Bu ödül yalnızca Türk mutfağı hakkında olumlu haber yapanları, belirli kişi veya kurumları tanıtanları ya da popüler içerikler üretenleri ödüllendirmeyi amaçlamaz.
Esas olan; gazetecilik etiğine bağlılık, kaynak doğruluğu, editoryal bağımsızlık, mesleki liyakatin hakkaniyetli değerlendirilmesi ve kültürel bilginin gelecek kuşaklara aktarılmasına sunulan somut katkıdır.
TMDH Medya Özel Ödülü'nün seçkin niteliği, bu ilkelerden ödün verilmemesine dayanır. Aday gösterilmek veya değerlendirmeye alınmak, ödül kazanılacağı anlamına gelmez.
1. Doğruluk, araştırma sorumluluğu ve kaynak güvenilirliği
Ödül değerlendirmesinde öncelikle gazetecilik faaliyetinin doğruluk ve araştırma standartları dikkate alınır.
Bir haberin veya değerlendirmenin;
Doğrulanabilir kaynaklara dayanması;
İddia, olgu, yorum ve kişisel görüşü birbirinden ayırması;
Kullanılan bilgi ve belgeleri bağlamından koparmaması;
Mesleki unvanları, ödülleri, akademik nitelikleri ve tarihsel iddiaları gerektiğinde bağımsız kaynaklardan denetlemesi;
Yanlış veya eksik aktarımları düzeltmeye açık olması;
Kaynakların ve görüş sahiplerinin katkılarını doğru biçimde belirtmesi
temel değerlendirme ölçütleri arasındadır.
Bir kişinin, kuruluşun veya çalışmanın popüler olması, öne sürdüğü iddiaların doğruluğunu tek başına kanıtlamaz.
Aynı şekilde, geniş kitlelerce tanınmamak da bir kişinin mesleki bilgisinin veya kültürel katkısının bulunmadığını göstermez.
TMDH; gazetecilikte kaynağın tanınırlığından çok güvenilirliğine, iddianın tekrarından çok doğrulanabilirliğine önem verir.
2. Editoryal bağımsızlık, hakkaniyet ve mesleki cesaret
Ödüle aday gösterilen kişi ve kuruluşların; haber ve değerlendirmelerini maddi menfaat, reklam baskısı, kişisel yakınlık, kurumsal aidiyet veya diğer uygunsuz etkilerden bağımsız biçimde hazırlamaları beklenir.
Gazetecinin öncelikli sorumluluğu, kendi meslek etiği çerçevesinde kamuya ve gerçeğedir.
Mesleki veya kültürel açıdan önemli bir görüşün yalnızca sahibinin tanınmaması, belirli bir çevreye mensup olmaması veya popüler beklentilere uymaması nedeniyle peşinen değersizleştirilmemesi önemlidir.
Ancak bu ilke, herhangi bir gazeteci veya medya kuruluşunun belirli bir kişiye, görüşe ya da kuruma zorunlu olarak yayın alanı ayırması gerektiği anlamına gelmez.
Editoryal tercih hakkı ile bilginin kasıtlı biçimde bastırılması aynı şey değildir. Bir yayında belirli bir konunun bulunmamasından tek başına sansür, çıkar ilişkisi veya kötü niyet sonucu çıkarılamaz.
TMDH; gerekli kanıtlar bulunduğunda güçlü kurumları, popüler kişileri ve yerleşik mesleki uygulamaları eleştirebilen; buna karşılık eleştiriye konu olanların görüşlerini de hakkaniyetle değerlendiren gazeteciliği önemser.
3. Hataların düzeltilmesi ve hesap verebilirlik
Gazetecilikte hata yapılması ile belgelenmiş bir hatanın bilindiği halde düzeltilmemesi aynı şekilde değerlendirilemez.
Önemli olan, ortaya çıkan yeni bilgiler ışığında yayımlanmış içeriğin yeniden incelenebilmesi ve maddi yanlışlıkların kamuoyunu yanıltmayacak biçimde düzeltilebilmesidir.
Ödül değerlendirmesinde şu davranışlar olumlu nitelikler olarak kabul edilir:
Önemli maddi hataların açıkça kabul edilmesi;
Gerekli düzeltmelerin görünür ve anlaşılır biçimde yayımlanması;
Önceki yayın tarihi ile sonradan yapılan güncellemelerin ayrılması;
Kaynağı bulunmayan veya doğrulanamayan iddiaların kesin gerçek gibi sunulmaması;
Makul ve somut eleştirilere cevap verilebilmesi.
Düzeltilebilirlik, mesleki zayıflık değil, sorumlu gazeteciliğin göstergelerinden biridir.
4. Gizli reklam, çıkar ilişkileri ve etik dışı menfaatler
TMDH, gazeteciliğin gizli reklam, doğrulanmamış tanıtım ve uygunsuz çıkar ilişkileri aracılığıyla kullanılmasına karşıdır.
Bir haberin yayımlanması, olumlu biçimde sunulması, kaldırılması veya değiştirilmesi karşılığında açıklanmayan maddi ya da kişisel menfaat sağlanması, ödülün temel etik ilkeleriyle bağdaşmaz.
Özellikle şu uygulamalar ciddi değerlendirme konusu yapılır:
Ücretli tanıtımların bağımsız haber gibi sunulması;
Menfaat karşılığında gerçeğe aykırı içerik hazırlanması;
Sahip olunmayan unvanların, alınmamış ödüllerin veya gerçekleşmemiş başarıların doğrulanmadan haberleştirilmesi;
Gazetecilik faaliyeti ile ticari reklam veya kişisel menfaat ilişkisinin kamuoyundan gizlenmesi;
Haber kaynaklarının sözlerinin veya görüntülerinin yanıltıcı biçimde kullanılması.
Meşru, açıkça belirtilmiş reklam ve sponsorluk faaliyetleri tek başına etik ihlal değildir. Burada belirleyici olan, haber ile ticari tanıtımın birbirine karıştırılmaması, çıkar ilişkilerinin gizlenmemesi ve kamuoyunun yanıltılmamasıdır.
Kişi veya kurumlara yönelik etik dışı menfaat iddiaları, somut ve doğrulanabilir kanıtlar bulunmadan kesin hüküm olarak ileri sürülemez.
5. Mesleki liyakat, ustalık ve görünürlük
Türk mutfak sanatlarının gelişimi; mutfakta emek veren ustaların, mesleki eğitimcilerin, araştırmacıların, zanaatkârların ve bilgi aktarımına katkıda bulunanların çalışmalarıyla şekillenir.
TMDH, özellikle mesleğin uygulama alanlarında edinilen deneyimin, çıraklık ve ustalık ilişkilerinin, eğitimin ve kuşaklar arası bilgi aktarımının hakkaniyetli biçimde değerlendirilmesini önemser.
Haber ve yayınlarda kişilerin mesleki yetkinlikleri değerlendirilirken yalnızca ün, takipçi sayısı, ticari başarı veya medyadaki görünürlük esas alınmamalıdır.
Somut çalışmalar, mesleki deneyim, eğitim faaliyetleri, bilgi üretimi, kültürel katkı ve doğrulanabilir başarılar birlikte dikkate alınmalıdır.
Bir ustanın haber değeri, yalnızca geniş kitlelerce tanınıp tanınmadığına indirgenemez.
Bununla birlikte, her meslek mensubunun aynı eğitim yolundan geçmiş olması veya belirli bir geleneksel unvanı taşıması zorunlu değildir. Önemli olan, öne sürülen yetkinliğin niteliği ve dayanağıdır.
TMDH, ustalık bilgisinin ve mesleki hafızanın kaybolmaması için bu alanlarda nitelikli gazetecilik çalışmalarını teşvik eder.
6. Türk mutfak kültürünün korunması ve kültürel aktarım
TMDH, Türk mutfağının tarihî birikiminin, bölgesel yemek geleneklerinin, ustalık yöntemlerinin, mesleki terminolojisinin ve toplumsal uygulamalarının korunmasını temel kurumsal amaçlarından biri olarak benimser.
Bu çerçevede;
Geleneksel yemeklerin ve tekniklerin kökenlerine ilişkin iddiaların güvenilir kaynaklarla incelenmesi;
Tarihsel ve kültürel bilgilerin doğru aktarılması;
Gelenekleri yaşatan ustaların ve toplulukların katkılarının görünür kılınması;
Kaynak gösterme, emeğe saygı ve doğru atıf ilkelerinin gözetilmesi;
Mesleki bilginin eğitim ve araştırma yoluyla gelecek kuşaklara aktarılmasının desteklenmesi;
Kültürel mirasın yalnızca kısa süreli eğlence veya ticari tanıtım unsuru olarak ele alınmaması
ödülün olumlu değerlendirme ölçütleri arasındadır.
Kültürel koruma, mutfak geleneklerinin hiçbir şekilde değişmemesi anlamına gelmez. Geleneklerin tarihî sürekliliği kadar yaşayan ve değişen niteliği de bilimsel yöntemle incelenmelidir.
Farklı ülke mutfaklarıyla kültürel etkileşim kurulması, karşılaştırmalı araştırma yapılması veya bir tarihî iddianın eleştirilmesi, tek başına Türk mutfak kültürüne karşı bir tutum sayılamaz.
Esas ölçüt, kültürel iddiaların doğru kaynaklar ve dürüst yöntemlerle ele alınmasıdır.
7. Uluslararası başarı, ödül ve tanıtım iddialarının doğrulanması
Türk aşçılarına, restoranlarına, yemeklerine veya mutfak kuruluşlarına ilişkin uluslararası başarı haberleri hazırlanırken iddiaların niteliği ve doğruluğu ayrıca önem taşır.
Bir ödülün hangi kuruluş tarafından, hangi tarihte ve hangi ölçütlerle verildiği; bir yarışmanın veya değerlendirmenin kapsamı; kişinin gerçekten hangi unvanı taşıdığı gerektiğinde araştırılmalıdır.
Ücretli katılım, ticari tanıtım, bağımsız jüri değerlendirmesi, akademik araştırma ve gazetecilik incelemesi birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Yurt dışındaki bir yayının veya kurumun adı, içeriğin doğruluğunun otomatik güvencesi olarak sunulmamalıdır.
TMDH, uluslararası alanda elde edilen gerçek başarıların hakkaniyetle tanıtılmasını desteklerken doğrulanmamış başarı iddialarının ve yanıltıcı haberlerin yaygınlaştırılmasına karşıdır.
8. Türkçenin ve mutfak terminolojisinin doğru kullanılması
Türkçe yayınlarda Türk mutfak kültürüne ilişkin yerleşik adların, teknik terimlerin ve tarihî coğrafi isimlerin doğru ve özenli biçimde kullanılması, TMDH'nin önem verdiği kurumsal ilkeler arasındadır.
Türkçe karşılığı bulunan mutfak terimlerinin anlaşılır biçimde açıklanması, geleneksel yemek adlarının kaynağına sadık kalınması ve farklı dillerden yapılan çevirilerin yanıltıcı olmaması teşvik edilir.
TMDH, ulusal mutfak terminolojisinin geliştirilmesini ve gereksiz yabancı sözcük kullanımının eleştirel biçimde değerlendirilmesini destekler.
Özellikle tarihî yer adları ile kültürel anlam taşıyan unvanların ticari veya tanıtım amaçlı kullanımlarda nasıl dönüştürüldüğü, kurumumuzun dil ve kültür politikası bakımından ayrıca değerlendirilebilir.
Bu kapsamda TMDH'nin “gastro” köküyle oluşturulan bazı ticari adlandırmalara, tarihî yer adlarının dönüştürülmesine ve Türkçe mutfak terminolojisinin geri plana itilmesine yönelik mevcut eleştirileri saklıdır.
Bununla birlikte, bir sözcüğün farklı dillerde bulunması veya gazetecinin yerleşik bir bilimsel terimi kullanması, tek başına etik ihlal kabul edilmez.
Terminolojik eleştiri ile bilimsel olgu, dil politikası ile gazetecilik bağımsızlığı birbirinden ayrılır.
Bu bölümdeki kültürel ve dilsel tercihler, gazetecilere bir kurumun görüşlerini benimseme yükümlülüğü getirmez.
9. Yapay zekâ, dijital yayıncılık ve görsel doğruluk
Yapay zekâ ve otomatik içerik üretim sistemlerinin gazetecilikte kullanılması, insan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Ödül değerlendirmesinde; yapay zekâ destekli içeriklerin doğrulanması, maddi hataların giderilmesi, kaynakların doğru belirtilmesi ve izleyicinin yanıltılmaması önemlidir.
Gerçek görüntü veya belge niteliği taşımayan yapay üretimlerin tarihî kayıt, gerçek röportaj, fotoğraf veya özgün belge gibi sunulması kabul edilemez.
Kaynağın adı, mesleki katkısı, eserin sahibi ve haberin özgün yayıncısı; çeviri, özetleme veya yeniden yayımlama süreçlerinde uygun biçimde korunmalıdır.
Dijital içeriklerde haberin kaynağı, tarihi, üretim yöntemi ve gerekli açıklamalar yeterli şeffaflıkla sunulmalıdır.
10. TMDH-WTCA görüşleri ile editoryal bağımsızlık arasındaki ayrım
TMDH ve Dünya Türk Mutfağı Akademisi (WTCA), Türk mutfak kültürünün korunması ve geliştirilmesi konusunda kendi araştırmalarını, kurumsal değerlendirmelerini ve görüşlerini yayımlama hakkına sahiptir.
Ancak bir medya kuruluşunun veya gazetecinin bu görüşleri benimsemesi, TMDH Medya Özel Ödülü için zorunlu koşul değildir.
TMDH/WTCA'nın görüşlerine katılmayan, bu görüşleri kaynaklara dayanarak eleştiren veya farklı sonuçlara ulaşan gazetecilik çalışmaları da aynı etik ve mesleki ölçütlerle değerlendirilebilir.
Gazetecilik bağımsızlığının gereği budur.
TMDH'nin kurumsal tercihleri ile gazeteciliğin doğruluk yükümlülüğü birbirine karıştırılamaz.
Bu ödülün amacı, kurumun tezlerini tekrar eden yayınları seçmek değil; Türk mutfak kültürüne ilişkin kamusal bilgiyi doğruluk, hakkaniyet ve mesleki sorumluluk temelinde geliştiren çalışmaları tanımaktır.
11. Adaylık, değerlendirme ve ödül kararı
Ödüle aday gösterilen kişi veya kuruluşların çalışmaları, yukarıda belirtilen ölçütler çerçevesinde değerlendirilir.
Adaylık, ödülün verileceğine ilişkin taahhüt oluşturmaz.
Değerlendirmede yayınların özgünlüğü, doğruluğu, kültürel katkısı, etik niteliği, varsa düzeltme geçmişi ve kamu yararına sağladığı somut katkılar dikkate alınır.
Yayınların bütünü ve bağlamı incelenir; tek bir sözcük, tek bir görüş ayrılığı veya yalnızca popülerlik göstergeleri üzerinden hüküm verilmez.
Değerlendirmeye katılan kişilerin adaylarla olan önemli kişisel, mali veya kurumsal ilişkileri dikkate alınır. Çıkar çatışması bulunan değerlendirmeciler ilgili karar sürecinden çekilir.
Ödül verilmesine ilişkin kararların gerekçesi kurum kayıtlarında muhafaza edilir.
Her değerlendirme döneminde mutlaka ödül verilmesi zorunlu değildir. Ödülün verilmemesi, adayların tamamının etik ihlalde bulunduğu veya mesleki açıdan yetersiz olduğu anlamına gelmez.
Ödülün verilmediği fakat belirli alanlarda anlamlı katkı sağladığı değerlendirilen kişi ve kuruluşlara, uygun görülmesi halinde, teşvik ve teşekkür mektubu gönderilebilir.
Adayların kişisel bilgileri, yayımlanmamış değerlendirmeler ve kuruma özel olarak iletilmiş belgeler, ilgili mevzuata ve mahremiyet ilkelerine uygun biçimde korunur.
12. Ödülün niteliği ve bağımsız gazeteciliğe saygı
TMDH Medya Özel Ödülü, TMDH'nin kendi kültürel amaçları ve değerlendirme ölçütleri doğrultusunda verdiği kurumsal bir takdirdir.
Bir kamu otoritesinin kararı, mesleki lisans, devlet nişanı veya gazetecilik alanında herkesi bağlayan bir yetkinlik belgesi değildir.
Ödülün verilmesi veya verilmemesi, herhangi bir gazeteci ya da medya kuruluşunun mesleğini icra etme hakkına ilişkin bir hüküm oluşturmaz.
Ödül değerlendirmeleri; gazetecilerin haber seçimine müdahale etmek, kurum lehine yayın yapılmasını sağlamak, eleştiriyi engellemek veya ödülü editoryal etki aracına dönüştürmek amacıyla kullanılamaz.
TMDH'nin eleştirilmesi, tek başına adaylığa veya ödüle engel değildir.
13. Tarihsel ödül kaydı ve kurumsal süreklilik
TMDH'nin önceki kamuya açık ödül açıklamasında, kurumun kendi tarih anlatısındaki 26 Ağustos 2010 başlangıcından itibaren TMDH Medya Özel Ödülü'nün herhangi bir kişi veya kuruluşa verilmediği bildirilmiştir.
Bu tarihsel açıklama, önceki sürümün bir parçası olarak korunur.
Güncel ödül durumu, kurumun karar ve takdim kayıtlarının doğrulanması esas alınarak açıklanır. Değerlendirmeye alınmış kişilerin veya kuruluşların ödül kazanmamış olmaları, tek başına haklarında olumsuz bir mesleki kanaat veya etik ihlal tespiti bulunduğu anlamına gelmez.
TMDH, ödülün seçkin niteliğini korumak amacıyla uygun aday bulunmadığı durumlarda ödül vermeme hakkını saklı tutar.
14. Farklı dillerde yapılan yayınların değerlendirilmesi
Yabancı dilde yayımlanan gazetecilik çalışmalarında, Türkçeye özgü terminolojik tercihler aynı biçimde zorunlu tutulmaz.
Bu yayınlarda öncelikle kaynak doğruluğu, kültürel bağlamın korunması, kullanılan çevirilerin güvenilirliği, kişi ve kurumların katkılarının doğru belirtilmesi, etik ilkeler ve kamu yararına sağlanan katkı değerlendirilir.
Türk mutfağının uluslararası alanda doğru tanıtılması önemli bir olumlu ölçüt olmakla birlikte, yabancı bir medya kuruluşunun görevi TMDH'nin veya başka herhangi bir kurumun tanıtımını yapmak değildir.
Ödülde belirleyici olan; ortaya konan çalışmanın niteliği, doğrulanabilirliği ve kültürel bilgiye katkısıdır.
TMDH'nin temel yaklaşımı
Türk mutfak kültürünün geleceği açısından önemli olan, yalnızca kimlerin haber yapıldığı değil; hangi bilginin, hangi kaynaklarla, ne ölçüde doğru biçimde kamuoyuna aktarıldığıdır.
TMDH, mesleki emeğin ve liyakatin hakkaniyetli değerlendirilmesini, Türkçenin ve ulusal mutfak kültürünün korunmasını, gerçeklerin araştırılmasını ve gazeteciliğin gizli çıkar ilişkilerinden bağımsız yürütülmesini desteklemeyi sürdürecektir.
Bir yayının görünürlüğü onun doğruluğunu, popülerliği ise kültürel değerini tek başına kanıtlamaz.
Son Güncelleme: 10 Ekim 2026






