“GERÇEKTEN ÖZLEDİĞİNİZ VEYA ARADIĞINIZ KAYBETTİĞİNİZ VİCDANLARINIZDIR” DEDİ

SOSYAL MEDYADA “ÖZLEDİK” GÖSTERİŞİ YAPANLARA SESLENDİ

“GERÇEKTEN ÖZLEDİĞİNİZ VEYA ARADIĞINIZ KAYBETTİĞİNİZ VİCDANLARINIZDIR”

“TİMSAH GÖZYAŞLARINIZI, DUYGU VE DİN SÖMÜRÜLERİNİZLE BERABER KENDİNİZE SAKLAYINIZ” DEDİ

Özellikle son dönemlerde Şehit Şefimiz Zeki Gülyiyen ile ilgili yapılan bazı manidar sosyal medya paylaşımları tarafımızdan takip edilmektedir. Aynı şekilde değerli şefimiz Aydın Yılmaz ile ilgili olarak son dönemlerde yapılan manidar sosyal medya paylaşımları da dikkatimize sunulmaktadır. Uzun yıllar önce bu önemli değerlerimizi kendilerine gösteriş malzemesi olarak kullananlar veya kullanmaya çalışanlar ve sonrasında ise onları kasıtlı olarak unutanlar tarafımızdan çok iyi bilinmektedir. Türk mutfağının en önemli değerlerini silmek için ellerinden gelenleri yapanların safında bulunanlardan bazıları son dönemlerde mecburen ve vicdanen değerlerimizi hatırlamaya başlamışlardır.

TMDH, bu konularla ilgili olarak toplumun bir bölümündeki samimi gelişmeleri destekleyerek önemsemektedir. TMDH, kendi değerlerimizin samimi bir şekilde hatırlanarak gelecek nesillere en doğru şekilde anlatılıp aktarılmasını her zaman büyük bir memnuniyetle karşılayacaktır. Tüm bunlar bizlerin uzun yıllar önce edindiği misyonlarından sadece biridir.

TMDH son dönemlerdeki bazı meseleleri çok uzun yıllar önce öngörmüş olan ve öngördükleriyle ilgili uzun yıllardan beri çalışmaları bulunan bir kurumdur. Bu anlamda TMDH, Türk mutfağının çıkarları doğrultusunda bazı ikiyüzlü riyakarları bugün olduğu gibi gelecekte de doğrudan paylaşarak ifşa etmekten asla çekinmeyecektir.

Geçtiğimiz günlerde Ömer Başarır isimli şahıs tarafından yapılan bir sosyal medya paylaşımı kısa sürede dikkatimize sunulmuştu. Bu sosyal medya paylaşımıyla ilgili sözcülüğümüz bir açıklamada bulunmuştu. Ömer Başarır isimli şahsın sosyal medyadaki “Özledik be abim özledik…” ifadeleriyle başlayan manidar paylaşımı Sayın Tolgahan Gülyiyen’e iletilmiştir. Kendileri ilgili hususları değerlendirerek tarafımıza kamuoyu ile paylaşılması için yazılı bir açıklama yollamıştır.

Sayın Tolgahan Gülyiyen kaleme aldığı yazısında duygu ve din sömürüsü yapan ikiyüzlü-riyakarlara gerektiği şekilde genel bir tepki vermiştir. Kendisinin yazısını sizlerle paylaşıyoruz.

TİMSAH GÖZYAŞLARINIZI, DUYGU VE DİN SÖMÜRÜLERİNİZLE BERABER KENDİNİZE SAKLAYINIZ

Gerçekten özlediğiniz veya aradığınız kaybettiğiniz vicdanlarınızdır. Eğer varsa bir kalbiniz veya vicdanınız yıllardan beri kaçtıklarınızla yüzleşmeden vicdanlarınızı asla rahatlatamayacağınızı hiç ama hiç unutmayınız. Tüm bunları da böylece çok iyi biliniz.”-Tolgahan Gülyiyen

Bazılarının piyasa dediği sektörümüzdeki veya camiamızdaki birçoğunun ikiyüzlülüklerini delileriyle beraber çok iyi bildiğimiz doğrudur. Bazılarını doğrudan açıklayarak tepki vermememiz o insanların gerçek yüzlerini bilmediğimiz veya riyakâr-ikiyüzlülüklerine ses çıkartmadığımız anlamını asla taşımaz. Hiç kimse bazılarına iltimas geçtiğimizi veya görmezden geldiğimizi de bu anlamda kesinlikle düşünmesin.

Bazılarına bu konuyla ilgili gereken zamanlarda açık tepkileri vermemiz, onlarda geçmişte var olduğu zannedilen samimiyetleri konusunda yanıldığımızdan ötürüdür. Bu anlamda geçmişte bu samimiyetsiz ikiyüzlü riyakarlara harcanmış emekleri veya yine geçmişte verilmiş değerleri çok iyi bildiğimizden ötürü tepkili olduğumuz da doğrudur. Sonuç olarak kendilerine harcanan emekleri, verilen değerleri suiistimal ederek Türk mutfağı davasını dünyalık menfaatlerine değişmiş olanlar ulusal mutfağımız adına tam bir facia olmuşlardır. Yine bazılarına olan haklı tepkimizin kaynağı da tamamen onların davamız dedikleriyle ilgili olarak samimiyetlerine, şeref ve haysiyetlerine güvenilerek verilmiş olan o önemli değerlerin ve harcanmış olan o önemli emeklerin ulusal mutfağımız adına tam bir fiyasko olmasından ötürüdür.

Ulusal mutfağımız adına samimiyetlerine, şeref ve haysiyetlerine geçmişte güvenilenler bugünlerde kabahatlerinin de farkında olarak uzun yıllardır unuttuklarını hatırlamaya başladılar. Bizler bunları ve onların bugünkü hallerini zaten uzun yıllardan beri öngörmekteydik. Onlar bizleri hiçbir zaman öngörülerimizde de asla yanıltmadılar. Özellikle son yıllarda suçluluk psikolojilerinden kaynaklı bir şekilde vicdanen rahatsız olanlar, şahsıma ulaşabilmek için arkadaşlarımı araya sokarak büyük çaba harcayanlarda dahil bu yazıyı çok iyi okumalıdırlar.

UZUN YILLAR ÖNCE “TOLGAHAN BİZİ DIŞLADI” DİYEN GAFİL

Bazılarının aklına uzun yıllardan beri unuttukları Zeki Gülyiyen düşmüş. Zaman herkese her şeyi gösterdi ve göstermektedir. Uzun yıllar önce Ankara’daki arkadaşlarımdan birine “Tolgahan bizi dışladı…” diyen gafil veya bazı arkadaşlarım üzerinden bana ulaşmak isteyen gafiller, silinmek istenmiş olan bir davanın sözde neferleri olması beklenen ancak riyakârlıktan öteye gidemeyen çıkarcılar; bizlerden hiç kimse sizin davanızı dışladığınız gibi asla hiçbir zaman sizleri dışlamadı. Bizden olan hiç kimse sizin nankörce sırt döndüklerinize asla sırt dönenlerden de olmadı. Anlayamadığınız husus şudur: Hepiniz menfaatlerinizin bittiği duraklarda indiniz. Menfaatlerinizin olduğu yerlere onur ve haysiyetlerinizi çiğneyerek çanak yalamak için bile olsa yanaştınız. Dün başkaydınız, bugünlerde de başkasınız. Akşam farklı, sabah farklı olanlardansınız. Burada ifade ettiklerim daha hiçbir şeydir. Cümle alemin bildiği bazı şeyleri ve bazı nankörlüklerinizi çok daha açık olarak tüm detaylarıyla yüzünüze vurmuyorsak, bunun nedeni insanlara olan saygımızdan kaynaklıdır. Yoksa sizlerde iyi biliyorsunuz ki, size kendi ailenizin vermediği derecede değer veren ve sizleri ailesinden bile asla ayırt etmemiş olan biridir Zeki Gülyiyen. Sakın bilmiyoruz, unuttuk zannetmeyiniz. Çünkü yerine göre Zeki Gülyiyen’in ailesine dahi vermediği değeri; o, Türk mutfağı davası için özenle sizlere vermişti. Böyle birine karşı yaptığınız nankörlükleriniz tüm ayrıntılarıyla hiç tahmin edemeyeceğiniz hatta sizlerin unuttuğu detaylarıyla bile bilinmektedir. Sizlerin birçoğu dünyalık menfaat ve çıkarlarınız neredeyse onlarla beraber saf tutmaktan bile utanmadınız. Eğer ki bir nebze dahi olsa utanma duygunuz kaldıysa, umulur ki en azından uzun yıllardan sonra son zamanlardaki riyakarlıklarınızdan ötürü azda olsa yüzünüz kızarır ve utanırsınız.

EN AZINDAN ŞEREFİNİZİ VE HAYSİYETİNİZİ BİR NEBZEDE OLSA MUHAFAZA EDİNİZ

Şeref, haysiyet ve namuslarına ağır gelen sözlerin sahipleri olanlar;

Dün menfaatiniz için bize düzdüğünüz methiyeleri, “Yüzde yüz” diyerek verip tutmadığınız bazı sözlerinizi, kasıtlı olarak görmezden geldiklerinizi ve dahi insanları kandırmak için söylediğiniz yalanlarınızı; kısacası utanmanız gerekenleri sizlerde aslında çok iyi hatırlıyor ve biliyorsunuz.

Eğer varsa ya da kaldıysa şeref ve haysiyetiniz, bugünlerde de dün unuttuklarınızı unutmanız sizler için en doğrusu olacaktır. Çünkü kendinizle her anlamda çelişiyor olmanız şeref ve haysiyetinizi düşürmektedir. En azından şerefinizi ve haysiyetinizi bir nebzede olsa muhafaza ediniz. En azından onurunuzu bir nebzede olsa korumaya çalışınız.

Eğer kasıtlı olarak dün menfaatleriniz gereği yapamadıklarınızla ya da yaptıklarınızla ilgili olarak vicdanen rahatsızsanız, bugün yaptığınız veya yapacağınız dualarınızı yaratan ile kendi aranızda tutunuz. Bir nebzede olsa şereflerinizi koruyarak bunu bu şekilde yapmanız her anlamda toplumumuzdaki onurlu insanlar nezdinde de çok daha samimi olarak karşılanacaktır.

TİMSAH GÖZYAŞLARINIZI, DUYGU VE DİN SÖMÜRÜLERİNİZLE BERABER KENDİNİZE SAKLAYINIZ

Siz kendilerini iyi bilen bazı riyakârlar;

İnsanların birçoğunu timsah gözyaşlarınız ile kandırabilirsiniz. Hatta belki rahatsız olan vicdanlarınızı da bu şekilde kendinizce toplum önünde de rahatlatabilirsiniz. Ancak ne şahsımı ne de bazı kişileri dini duyguları istismar ederek bile olsa asla kandıramazsınız.

Sadece Yüce Allah’a çok şükür ki o, bizleri sizin gibilerin hiçbir şeyine muhtaç etmedi. Bu yüzden sizin gibilerin duygu sömürüleri ya da din sömürüleri dahil olmak üzere timsah gözyaşlarınıza bile hiçbir zaman ihtiyacımız olmadı. Timsah gözyaşlarınızı, duygu ve din sömürülerinizle beraber kendinize saklayınız çünkü aydın insanlarımızı samimiyetinize inandırmak için çok daha fazla meziyete sahip olmaya ihtiyacınız var.

YORUMLARI SİLMEKTEN BİLE UTANMAMIŞSINIZ

Rahatsız olan vicdanınızı da toplum önünde sosyal medya üzerinden rahatlatırken arkadaşlarımın yorumlarını silmekten bile utanmamışsınız. Sizler sözde koca koca şerefli, haysiyetli adamlar, o sildiğiniz ya da silmeye çalıştığınız yorumların içeriğini hiç unutmayınız. Sizin gibilerin özlemi içinde olduğunu zannettiği Zeki Gülyiyen değildir. Gerçekten özlediğiniz veya aradığınız kaybettiğiniz vicdanlarınızdır. Eğer varsa bir kalbiniz veya vicdanınız, yıllardan beri kaçtıklarınızla yüzleşmeden vicdanlarınızı asla rahatlatamayacağınızı hiç ama hiç unutmayınız. Tüm bunları da böylece çok iyi biliniz. (-Tolgahan Gülyiyen)

TÜRK MUTFAĞI DİRİLİŞ HAREKETİ

tmdh_logA.png

KONUYLA İLGİLİ OLABİLECEK BAĞLANTILAR

ŞEHİT ZEKİ GÜLYİYEN ŞEFİMİZİ ÖZLEYEN BAZI RİYAKARLAR

TİMSAH GÖZYAŞLARINIZI, DUYGU VE DİN SÖMÜRÜLERİNİZLE BERABER KENDİNİZE SAKLAYINIZ

 

logologo3wtca1logo tolgahanzg logo


Kıbrıs Girne Tüp Bebek